
![]()
Heroes, hem ülkemizde, hem kendi ülkesinde, hem de dünya çapında çok büyük bir hayran kitlesi oluşturmayı başarabilmiş ender yapımlardan biri. Bunun nedenlerine de eğileceğiz tabii ki ancak öncelikle, adettendir, hiç diziyle ilgisi olmayanlar için bir giriş bölümü yazalım.
Sıradan İnsanlar
Heroes, dünyanın her tarafına yayılmış, birbirlerinden çok farklı insan-üstü güçlere sahip sıradan kişilerin sadece önemli olduğunu düşündüğümüz bir kısmını konu ediniyor. Bu bir kısım “kahramanın”, durdurmaları gereken bir bomba var. Her ne kadar klişe bir amaçları olsa da, karakterlerin işlenişi ve her birinin ayrı ayrı detaylandırılmasıyla, güzel efektleriyle ve süper kahraman tanımına yeni bir bakış açısı getirmesiyle öne çıkan, meraklısını son derece kendine bağlayabilecek bir yapım.
Kahramanlar Sürüsü
Heroes’un seyirciyi kendine çeken en büyük özelliği, bir ya da iki karakter üzerine kurulu basit gerilim kalıplarıyla seyircinin üzerine yürümeyen bir dizi olması. Bu anlayışı bütün sezon boyunca hemen hemen sabit tutabilen ve kendini pek fazla bozmayan bir çizgide ilerliyor. Ancak yapısını bozmamakta o kadar da ürkek davranmıyor. Bir çok karakter öldürüyor, küçük sırları açıklamak için 3-4 bölüm boyunca seyirciyi oyalamıyor, seyirciyi aptal konumuna düşürmüyor. Hedef seyircisinin bütün isteklerine cevap verebiliyor. Öyle ki, çok klişe bir amaca doğru koşan karakterlerin bu fantastik öyküsünü, çok rahat, sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. Karakter yelpazesi o kadar geniş ki, her birindeki gücün ortaya çıktığını sahnelerde daha da eğleniyorsunuz. Ancak dizi, sürekli aynı güçlerle uğraşarak sıkıcılaşmamak için arada bir güçlerini görebildiğimiz farklı yan karakterler de getiriyor. Bu da dizinin zaten yüksek olan izlenebilirliğini kat kat daha arttırıyor.
Patlayan Bir Adamı Nasıl Durdurursun?
Dizinin birinci sezon finali de geçtiğimiz haftalarda Cnbc-e’de yayınlanmıştı. Patlayan bir adamı nasıl durduracağımızı öğrenmiş, bir çok dostumuzu kaybetmiştik. Ancak gelin görün ki, Heroes’un daha anlatacak çok şeyi var. İlk sezonda olanlar sadece bir girişti. Uzun bir önsöz gibiydi, gelecek olaylara sizi hazırlamak için tasarlanmıştı. İkinci sezon, Heroes’un büyük ihtimalle en iyi sezonu olacak. Sezon finalinin sonunda gördüğümüz ufak kısımdan anladığım kadarıyla da hikayenin gidişatında büyük de bir değişim olacak. E, artık kahramanlarımız güçlerini kullanmayı da öğrendiler. İstedikleri tarafta istedikleri gibi mücadele verebilecekler.
Save The Cheerleader, Save The World
Heroes’ta, sinirime dokunan tek nokta “Save the Cheerleader, save the world” repliği. Olur olmadık yerde, hemen her bölümde sürekli tekrarlanıp tekrarlanıp duruyor. Bir yerden sonra bu repliği duyduğunuzda diziyi kapatıp kaçasınız geliyor uzak diyarlara. Upuzun bir tatile gidip bu lanet olası repliği unutmak istiyorsunuz. Az önce yazarken bile zor dayandım. Yeter artık resmen. Ayrıca senaryo bazen saçmalasa da genel olarak rahat izlenebilir ve anlaşılabilir olmuş. Bunun dışında, dizinin alt-mesajlarında da teori yürütebileceğiniz açık noktalar bırakılması, yönetime ufak dokundurmalar, kolay anlaşılamayacak eleştirel mesajlar da bir hayli eğlenceli.

TNT